30 Ağustos 2008 Cumartesi

28 Ağustos 2008 Perşembe

Altı



Alex’i çıplak gözle izlemek gerçekten çok büyük bir keyif. Kaptan eğer zoraki mevkisinde sezona devam ederse, belki bu sene istatistiklere bakıldığında daha az gol ve asist yapacak ama, ‘’ koşmuyor, isteksiz, oyunda sürekliliği yok, bidi bidi!’’ gibi konuşan ve yazan taifeyi de rezil rüsva edecek.



Maldonado’yu Türkiye’ye geldiğinden beri ilk defa bu kadar sorumluluk alırken gördüm. Fenerbahçe kariyerinde kaleciyi zor durumda bırakan ilk şutu olabilir Partizan maçında çektiği şut!



Colin’e tribün fena takmış durumda ilk maçtaki forma olayından sonra. Her ayağına topu alışında homurdanmalar, ‘’yürüsene lan!’’ nidaları eksik olmadı 90 dakika boyunca. 49. dakikada Gökhan’ın kestiği topu gol yapamaması da işin tuzu biberi oldu.



Son onbeş dakikadaki gerilimi saymazsak, başlangıcı da, bitişi de bizim için eğlenceli bir gece oldu. Altıncı kere CL’ye katılmak ve her şeyden önemlisi de Volkan Ballı’nın dediği gibi elitlerin liginin müdavimi olmak. Yoksa ekstradan gelen 5,5 milyon avronun hiç önemi yok!

25 Ağustos 2008 Pazartesi

Bir Fenerbahçe Klasiği



Artık alışılagelmiş! bir sezon başlangıcı oldu Fenerbahçe için. Futbolcuların iştahsızlığı ve insanı izlerken kabız eden tek santraforlu sistem…